KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Trabzon Haritası Ana Sayfa

 

  01.11.2011   

  

YER: TRABZON MERKEZDE BİR ANAOKULU

ZAMAN: 2003

     Üçü de üniversiteden çok yakın arkadaştılar ve atamaları aynı şehre çıkmıştı. Kura saatini beklerken sahilde yürümeye karar verdiler. Merkezdeki büyük okullardan birinin müdürü de karşıdan, elinde evraklarla geliyordu. Arkadaşlardan biri üniversitedeyken onun okulunda staj yapmıştı, merhabalaştılar. Okul müdürü öğretmen istemek için Milli Eğitim Müdürlüğüne geçtiğini söyleyince, üç arkadaşta kura saatini beklediklerini söylediler. Bunun üzerine müdür, okullarında staj yapan arkadaşa, onun kendi okuluna atanmasını temenni ettiğini söyledi. Vedalaşarak ayrıldılar.

       Kura çekiminde arkadaşlardan biri o müdürün okuluna çıktı ama staj yapan değildi. Ertesi gün atandığı okula çekinerek gitti Çünkü baştan istenmemişti. Okul müdürünün odasına girince biraz daha üzüldü. Okul müdürü: “diğer arkadaş gelseydi keşke” derken yeni öğretmenin gözleri doldu. Okulun en küçük yaş grubu olan sınıf verildi. Bezden henüz çıkmamış çocuk bile vardı(33 aylık Çağla). Aslında yönetmeliğin ilk şartı otuz altı ayını doldurmuş olması,ikinci şartı da tuvalet eğitimini kazanmış olmasıydı gelen çocukların oysaki .Öğretmen yılmadı,kızmadı,kin tutmadı.Azimle çalıştı.Küçücük bedenler ve yürekler öğretmenini çok sevdi.Öğretmenleri de onları..Çalışma arkadaşları da onunla çalışmaktan keyif alıyordu.Personel okul müdürüne ne kadar iyiliksever bir öğretmen olduğunu anlatıyordu sürekli.

      Çok değil üç ay sonra okul müdürü odasına çağırdı yeni öğretmeni ve dedi ki:”İyi ki okulumuza siz geldiniz, sayenizde okulumuz uyumu öğrendi. Siz bana insanları tanımadan değerlendirmemem gerektiğini öğrettiniz, teşekkür ederim”.

     Aday öğretmenin yine gözleri doldu ama bu kez sevinçten… Nerden bilebilirdiler ki o günden sonra sımsıkı,sımsıcak dostluklarının temellerinin atıldığını ve nerden bilebilirdi ki hayatında abi sevgisini tatmamış öğretmen o günden sonra bir abisinin olacağını.Kanatları altına girebileceği,karşısında umarsızca ,utanmadan ağlayabileceği bir limana sahip olacağını.İyi ki varsın sevgili abim iyi ki ve iyi ki benimmmmmm  abimsin….. 

                                                                 Mayer’in gururu Şahbender DERİN’e ithaf olunur…

Belgin Er Aydınocak

 

Copyright © 2004  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com