KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa

 

20 Haziran 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

 

İstanbul’da yaşayan adamlara sor bakalım bizim Köyü görseler ne yaparlar. Ya da Almanya’daki Alman, Fransa’daki Fransız… Deli olurlar deli… Hayran kalırlar… Nerede görecekler o yemyeşilliği, dağları, şırıl şırıl akan dereyi… Saf, temiz insanları… İstanbul’da betonların içine sıkışmış, öksöz dumanıyla boğulan bir tutam yeşilliğe muhtaç olan insanlar için bizim Köy cennet sayılır… Bunu az çok büyük şehirlerde yaşayan, gören herkes bilir…
 

Kaban’daki evimizin önünde yeşil çimenler üzerinde çok çelik oynadık. Çocukken çiziktaş da çok oynardık… Bir de beştaş vardı… Bunlar çocukluğumuzun önemli oyunlarıydı… Belki şuanda oynayanlar vardır… Ama zannetmiyorum…
Mala’dan gelmeye başlayan Karabulutlar büyük yağmurun habercisi olurdu. Etrafı bir sessizlik kaplar, hava kararırdı. Bir de rüzgar şiddetini artırmaya başlardı. İşte nedense beni bu durum çok heyecanlandırırdı ve ruhum uzaklara dalıp giderdi.
Bir de yağmur geldi mi… Ben sağanak yağmurlarda her nedense uyumayı tercih ederdim. Evimizin cadısına vuran yağmur damlaları benim için adeta bir müzik melodisi olurdu… Hey gidi günler hey…
 

Büyük yağmur sonrası dışarı çıktığımda etrafı seyretmekte bir başka olurdu. Müthiş bir toprak kokusu. Bir de köyümüzün çeşitli yerlerinde yağmur nedeniyle birçok sellere, toprak kaymalarına şahit olurduk…
Büyük yağmurlarda Mayer deresi daha da hırçınlaşır, su bulanık akar bazen sağında solunda ne bulursa alıp götürürdü.

Tabi o zamanlar çocuk yaşta olduğumuzdan derenin bu hali bizleri ürkütürdü…
Kimler geldi kimler geçti o köyden… Ne arkadaşlıklar yaşandı… Hepsi de saf, tertemiz… Sürekli köyde yaşayan gençlerimiz vardı… Birde hem şehirde hem köyde yaşayanlar… Şehirdekiler köye geldiğinde köy daha da şenlenir muhabbetler sürer giderdi…
 

Biraz duygusal yoğunluklu biraz da karışık bir yazı oldu…
Allah sağlık verdikçe yazmaya devam edeceğim….
Sonsuz saygılar, sevgiler….
 

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004-2005    Celal Demirbulut    celal@mayerli.com