KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETÇİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Yönetimi Ana Sayfa

 

106 Şubat 2007


İstanbul, İstanbul Olalı

 

Sadece kaldırımları insanlarla dolup taşan, beton blokların işgal ettiği yer değildir İstanbul. Dünyanın en önemli şehirlerini yan yana getirseniz İstanbul’un bunlardan farklı tarihi, doğal, kültürel ve gizemli yönleriyle diğerlerine üstünlük sağladığını görürsünüz. . Yüz yıllarca farklı kültürlerin, devletlerin yaşadığı bu şehir farklı ırk ve dinlere mensup insanları barış içinde bir arada tutmasını bilmiştir.

 Zaman zaman İstanbul’un yoğun kalabalık ortamlarından uzaklaşıp, farklı tabiat ortamında bulunmayı istiyor insan. Bunu güzel İstanbul’umuzda gerçekleştirmek elbetteki kolay. İçinde bulunduğum arkadaş grubuyla mevsimin yaz veya kış olmasına aldırmadan İstanbul’un özellikle tabiat zenginliği olan bölgelerini fırsat buldukça gezeriz. Bir cumartesi günü mevsimin kış olmasına rağmen böyle bir gezi düzenlemeye karar verdik…

Gideceğimiz yeri belirledik. İstanbul Heybeliada. Gezimizde benimle birlikte işadamları arkadaşlarım İzzettin Kılıç (İzzet Amca), Hikmet Alan, Avukat arkadaşım Doğan Kılıç var. Hepsi de tabiat sevdalısı. Aynı zamanda bu arkadaşlarım gezdikleri yerlerde piknik yapmayı çok seviyorlar. Tabii ben de öyle. Gezdiğimiz yerde mutlaka mangalımızı yakar sohbetimizi yaparız.

Eminönü’nden Adalar vapuruna biniyoruz. Yanımızda piknik yapmak için bütün nevale hazır. Vapurla birlikte etrafını da martılar doldurmuş. Onlar da bize eşlik ediyorlar. Deniz masmavi. Gerçekten görülmeye değer bir manzara. Vapurda gelsin çaylar, gitsin çaylar. Gerçi çay paralarını kimin ödeyeceği konusunda hafif bir tartışma yaşadıysakta bu da işin tuzu, biberi. Ve zevkli bir yolculuktan sonra Büyükada’ya varıyoruz.

Heybeliada’yı baştan sona kadar yürüyerek dolaşıyoruz. Gerçekten de muhteşem tabiat güzellikleri, tarihi yerleri var. İnsanı adeta büyülüyor. İstanbul’un yanı başında böyle bir yerin bulunması Yüce Allah’ın insanlara bir lütfu olsa gerek. Uzun sayılabilecek yürüyüşten sonra mangalımızı yakıyoruz. Mangal yakma konusunda en usta olduğunu iddia eden arkadaşım Avukat Doğan Kılıç. Bu konuda haklı olduğuna şahit olduk. Tabii bu arada İzzet Amca’nın da çalı çırpı bulma konusunda katkısını inkar etmemek lazım.

Cam ağaçlarının etrafa yaydığı buram buram koku ve denizden karaya doğru esen hafif rüzgarla birlikte mangalın etrafında koyulaştırdığımız sohbet uzayıp gidiyordu. Sohbetimizin ana temasını İstanbul’un tarihi ve doğal güzellikleri oluşturuyordu. Eski İstanbul’dan bahsediyorduk. İstanbul’da doğup büyüyen edebiyatçılardan bahsediyorduk… Ara sıra da güzel İstanbul şarkılarını koro halinde söylemeden yapamıyorduk… Herkes bir hatırasını anlatıyordu. O gün hayatımızda gerçekten güzel bir gün yaşadık… Sofradan kalktığımızda saat akşamın sekizi olmuştu. İstanbul İstanbul olalı böyle bir muhabbet yaşamamıştı. Büyükada’dan İstanbul’a son vapurun kalkmasına yarım saat kalmıştı ve o gün yaşadığımız güzellikleri orada bırakarak iskelenin yolunu tutmuştuk…


 

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004-2005  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com