|
124
Aralık 2006
Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…
Öncelikle şunu ifade edeyim bizim
çocukluğumuzda bayram coşkusu bir başka yaşanırdı… Bayram sabahları
Rahmetli Babamın “Hadi oğlum geç kaldık” sesiyle uyanırdım ve
bu bir arada bulunduğumuz bütün bayramlarda böyle olurdu. Babamın
bu sesi bana büyük manevi haz verir ve sabahın seherine o mübarek
günün kattığı manevi hava ve esen rüzgarın verdiği mutlulukla
caminin yolunu tutardık. Namaz kılındıktan sonra yapılan ilk iş
herkesin birbiriyle kucaklaşması olurdu. Küçükler büyüklerin
ellerinden öperdi.
Topluca bu bayramlaşmadan sonra
mezarlığa gidilerek geçmişlerin ruhu için okunan dualar, kuşların
cıvıltısıyla karışarak küçücük mezarlıkta yankılanırdı. Mezarlık
ziyaretlerinden sonra sıra kurbanlıkların kesilmesine gelirdi.
Bizim köyde kurbanlar genel olarak birkaç kişinin bir araya
gelmesiyle kesilirdi. Tabi yalnız başına koyun kesenler de olurdu.
Köyde kurban kesmenin önemli özelliği kesilir kesilmez bir tencere
kavurma yapılır ve orada bulunanlar tarafından topluca yenilirdi.
Ben bu olayı çok severdim. Taze etten yapılan kavurmaya bayılırım.
Güzel ve hoş olan taraf kurban kesmeyenlere mutlaka kurban eti
dağılır fakir fukaranın yüzü gülerdi.
Çocukluk günlerimizde bayram
günlerinde fırsat buldukça çift kale maçlar yapardık. Aşağı mahalle
yukarı mahalle diye takımlar oluştururduk. Futbol oynamasını çok
severdim. Her fırsatta top oynardım. Bazı bayram günlerinde de İle
ve Horcorot ile de maçlar yaptığımız olurdu. Bu maçlarda genelde
bizim takım galip gelirdi. Tabi buna da çok sevinirdik.
Gercekten
de o günleri hatırladıkça içime bir hüzün doluyor o günleri unutmak
elde değil. Keşke geçmişteki o günlerimizi her şeyiyle bugünlere
taşıyabilsek… O mutlulukları tekrar yaşayabilsek… Bugün teknolojik
gelişmeler birçok iyi, güzel, sevgi dolu örf ve adetlerimizi almış
götürmüş. Belkide bugün yaşanan ekonomik şartlar insanlarımızı
yorgun, mutsuz hale getirmiş. Eski coşkuyu, eski dostlukları,
sevgileri yaşayabilmemiz zor gözüküyor.
Büyük şehirlerde
ne yaparsanız yapın bayram coşkusunu, sevincini tam olarak
yaşayamıyorsunuz. Mutlaka bir şeyler eksik oluyor. Ben Bayrama
Bayram demem Bayramı köyde yaşamayınca… En güzel bayramlar köylerde
kutlanır…. Bu düşünceler ile sevgili köylülerimin öncelikle Kurban
Bayramlarını ve aynı zamanda yeni yıllarını tebrik ediyor herkese
nice sağlıklı, mutlu ve huzurlu ömürler diliyorum… Sağlıcakla kalın….
Mustafa Çolakoğlu
Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları
|