|
124
Ekim 2006
Bayramınız kutlu olsun…
Uzun yıllar gurbet ellerinde yaşayanlar çok iyi bilirler…
Memleketlerine döndüklerinde Sera Gölü’nden yukarı yaşadıkları
duyguyu… Çocuklukları, gençlikleri bizim oralarda geçmiş insanların
hayat hikayeleri buram buram sevgi kokar, hasret, ayrılık kokar.
Doğduğun büyüdüğün yerleri bırakıp gurbet ellere göç etmek kolay
değildir… Bir anda oradaki sevdiklerini, anılarını, sevgilerini,
coşkularını bırakıp uzaklara gitmek…
Bizim dönemimiz başka bir heyecanlıydı, başka bir coşkuluydu… O
zamanlar coşkuyla yaylalara türküler söylenerek çıkılırdı. Hele
yayladaki şenlikler, oyunlar, muhabbetler… Armuol’da yağmurlu bir
gece geçirmenin keyfini, tadını herkese tavsiye ederim. Bizim
zamanımızda oradaki bütün evlerin cadıları teneke idi. Misafir
olduğum bir gece öyle bir boran yağdı ki… Tenekelere çarpan her
yağmur damlası adeta bir ninni geliyor insana ve doyumsuz bir uykuya
dalıyorsunuz…
Ben Mayer deresini unutabilir miyim? Eğer unutursam geçmişime,
özüme, tarihime ihanet etmiş olurum… O derenin pırıl pırıl sularında
oyunlar oynadık, hasretler giderdik, baharları, yazları yaşadık… Ben
o Mayer Camii’nin tam karşısındaki kahvede çok çay içtim…
Bizim kuşak zamanında yaşayan ama şimdi aramızda olmayan muhterem
büyüklerimiz var… Hepsi ayrı ayrı özellikleri olan bizlere büyüklük
yapmış, sevgi şevkat dolu büyüklerimiz, atalarımız… Hepsine
Allah’tan rahmet diliyoruz ve onlar için Fatiha okuyoruz… Bence
Bayram coşkusu yerinde güzeldir… Sevdiklerinle kucaklaşmak, onlarla
sohbet etmenin tadına nerede varabilirsin ki… Gurbette bayramı
yaşamak insana daha çok hasret, daha çok hüzün veriyor…
Sevgili köylülerim… Herkesin bayramını en yüce duygularımla
kutluyorum… Bayramınız huzur, mutluluk ve neşe içinde geçsin,
kazancınız bol olsun.
Bu arada site yöneticisi Sevgili Celal’in de bayramını kutluyorum.
Bu genç arkadaş gerçekten büyük özveri içinde, ağırbaşlılıkla
köyümüze güzellikler kazandırma gayreti içinde… Her konuda ve şartta
kendisine destek verilmesi çalışmalarını daha da kolaylaştıracaktır.
Sevgiyle kalın…
Mustafa Çolakoğlu
Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları
|