KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETÇİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Yönetimi Ana Sayfa

 

103 Eylül 2006

Herkese Teşekkürler

 

O kadar güzel günler geçirdim ki hangisinden bahsedeyim… Elmacık Çimeni’ndeki yağan boran altında yaptığımız ve benim de hakem olarak yönettiğim maçtan mı? Müthiş bir gök gürültüsü ve şimşekler çakıyor… Top oynadığımız zemin adeta gölete dönmüş, üstümüz sırılsıklam… Maçı tatil etmeye çalışıyorum itirazlar dizboyu… Devam… Birol öyle artistik hareketler de bulunuyor ki maçı tatil etmeye kıyamıyorum… Çünkü Birol’un suyun içinde yatarak kafa vuruşlarını seyretmek gerçekten zevkli… Bu arada şunu da itiraf ediyorum… Birol topu tam ceza sahası içinde eliyle kesti. Bu olay karşısında vicdanım ve Birol’la olan geçmiş anılarımız arasında sıkıştım kaldım ve tercihimi Birol’un lehine kullandım… Kabanspor’dan özür diliyorum…
Dediğim gibi hangi birinden bahsedeyim… Temel Abi’nin oğlu Yakup ben bıraktığımda daha çocuk yaştaydı. Şimdi büyümüş… Ve öyle bir olgunluk derecesi yakalamış ki tebrik ediyorum… Duygu ve düşüncelerini paylaşmamak mümkün değil… Yosma Düzü’nde güzel bir akşam geçirdik… Yosma düzü de tam Yosma… Dağların arasında küçük bir düzlük… Yapmış oraya bir yer… Burası yayla, dağ başı deme her şey var… Balık ararsan balık… Et ararsan en tazesi… Hava çok sıcak olmasına rağmen suyu buz gibi… İdiris benim ilkokuldan arkadaşım… Gerçekten çok sevdiğim bir insan… İkinci karşılaşmamız… Biraz daha pratik olsa çok işler yapacak ama eli biraz ağır… Ona biraz yardımcı olmaya çalıştım… Salataları ben yaptım…
Bu yazdıklarım özet… Bu sefer gerçekten köyümü doya doya yaşadım. Bir de 14 saat süresince yeğenim İlyas ile birlikte bir yolculuğumuz var ki sormayın gitsin… Daha Lukos’tan başladık yürümeye… Devaron Yaylası… Sonra Yosma Düzü… Armuol… Nacaklı, Elmacık ve Kaban… Tabiatın bütün güzelliklerini içimize sindire sindire, özlemlerimizi, hasretlerimizi gidere gidere bir yolculuk yaptık… Eski günleri andık… Ormandaki ağaçları anlattık birbirimize… Kendiliğinden yetişen ve her biri şifa kaynağı olan otlar ve çiçekleri anlattık…
Bu ziyaretimde yaşadıklarımı noktasından virgülüne kadar anlatmayı düşünüyorum… Gelecek yazımda buluşmak üzere… Köyde bulunduğum süre zarfında ilgi ve alakalarını esirgemeyen herkese sonsuz sevgiler…

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004-2005  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com