|
102
Ağustos 2006
Güzellikler içinde hüzün…
Gazetede
ajans resimlerine göz atarken bir resmin altına Fındıklı köyü
yazıyordu… Trabzon’un Akçaabat ilçesine bağlı Fındıklı Köyü… Hemen
resmi açtım. İnşallah üzücü bir olay değildir diye kendi kendimi
teselli ederken maalesef üzücü haberi öğrendim. Ertesi gün de
site’den. Her şey güzel giderken… Yaz gelmiş… İnsanlarımız
gurbetlerden gelenleriyle kucaklaşmış, yazın güzellik ve heyecanı
içinde iki gencimizin en mutlu günlerini paylaşırken yaşanan bu olay
gerçekten büyük acı ve ıstırap verdi… Kader diyorum… Kaybettiğimiz
büyüğümüze Allah’tan gani gani rahmet, yakınlarına sabırlar
diliyorum… Yakınlarının acısı hepimizin acısı, üzüntüleri
hepimizin üzüntüsüdür… Ve şunu da ekliyorum… Rica ediyorum lütfen
düğünlerde, şenliklerde, eğlencelerde daha dikkatli olalım… Çünkü bu
tür olaylara çok sık rastlamaya başladık… Dünyada en değerli varlık
insandır… İnsanlarımızın yaşamasıdır…. Yüce Allah’ımız hiç kimsenin
burnunu kanatmasın…
***
Benim çocukluğumda aydınlanma gaz
lambalarıyla yapılırdı… Araba yolumuz yoktu… Mayer Camii’nin önüne
yol tabiiki bizim Kaban’dan çok önce gelmişti. Akçaköy’e de bizden
epey önce gelmişti. Trabzon’a gidecek olursak ya Mayer Camii’nin
önüne kadar yürür ya da Akçaköy’e giderdik… Şimdi köyden güzel haber
geldi. Yollarımız asfaltlanıyormuş… Çok mutlu oldum… Tabii
güzellikleriyle dünyanın bile gündemine girmeye başlamış şirin
köyümüzün yollarının asfalt hale getirilmesi köye büyük katkı
sağlayacaktır. Emekleri geçen Sayın Muhtarımız Hasan Altıntaş’a,
azalarımız Sayın Cengiz Demirbulut’a, Sayın Rıfat Tosun ve Sayın
Şenol Taflan’a, Hamdi Akgün’e Fındıklı Köyü adına teşekkürlerimi
sunmayı bir borç biliyorum.
***
Fındık
ayı yaklaştı… Yine heyecanlı, hareketli günler başlayacak… Ben
fındık aylarını çok severim… Fındık toplamasını; bu arada yapılan
eğlenceleri, muhabbetleri… Çocukken en çok mutlu olduğum olay
toplanan fındığın harmana serilmesiydi… Fındıklar harmana serilir
bir de harmanın başında bir kulübe yapılırdı… Babam akşamları bu
kulübede kalırdı… Çoğu zaman ben de onunla kalırdım… Mahallenin
diğer çocukları bir araya gelir geç saatlere kadar eğlenirdik… Bu
yıl fındıkta bereket yılı olduğu söyleniyor… Ama tabiiki fiyatın
düşürülmesi bütün Karadeniz camiasını derinden üzmüştür… Dileriz
hükümet bu konuda daha duyarlı davranarak bütün geçimlerini fındığa
bağlamış insanlarımızı mağdur etmez…
Karayemişler de
olmuştur… Allah nasip ederse bu fındık ayında ben de köyümde
olacağım… Herkese mutlu, huzurlu, neşeli, kazasız, belasız günler
diliyorum.
Mustafa Çolakoğlu
Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları
|