KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa

 

113 Nisan 2006


Bahar geldi köyüme…

 

 

Ben toprak kokusunu, çimen kokusunu çok severim. Bir de dere kenarında yalınayak suların içinde yürümesini severim. Çocukluk günlerimde az mı Mayer deresi boyunca yürüdüm… Şimdi de ilk bahar geldi ya sormayın köyümün güzelliğini… Zaman zaman boran halinde yağan yağmuruna, etrafı kaplayan dumanına hasretim… Canlı yeşilliği, engin maviliği, toprak ve çiçek kokusu, kuş cıvıltılarıyla dolu doğal güzelliği nerede bulurum ben? 

Bizim ilkokulun ismi Fındıklı Köyü İkinci İlkokulu idi. Birincisi Mayer’de ikincisi de Kaban’da idi o zamanlar. İlkokul’un bulunduğu yer Kemal Abi’nin (Kemal Taflan) evine yakın bir yerde yeşilliklerin ortasında bulunurdu. İlk bahar geldiğinde buram buram toprak kokusu, cıvıl cıvıl kuş sesleri, renka renk çiçekler insanın ruhunun derinliklerini okşardı.

İlkbaharda okul olarak yaptığımız en önemli etkinlik 23 Nisan kutlamaları olurdu. 23 Nisan kutlamalarıyla ilgili hazırlıklar çok önceleri başlardı. Bizler de bu günü büyük heyecan ve coşku içinde beklerdik. 23 Nisan’dan bir gün önce herkes yumurta pişirirdi. Kimileri bu yumurtaları soğan kabuklarıyla birlikte pişirmeyi tercih ederdi. Bu şekilde yumurtaların rengi kırımızılaşır bu biz çocuklar için farklı bir eğlence olurdu. Sabah şiir okumalar, günün önemini anlatan konuşmalardan sonra geziye çıkılırdı. Eğer havada yağmurlu değilse değmeyin keyfimize. Genellikle öğretmenimiz Elmacık Çime’nini tercih ederdi. Burada herkes kendi aleminde koşup oynardı. Kimileri top oynar, kimileri körebe, kimileri de mendil oyunları. Kimileri de zifin çiçeklerinin, kumar çiçeklerinin arasında kaybolup giderdi. Kimileri de zimilayinke toplamakla meşgul olurdu.

Tabi ilerleyen saatler de yumurta tokuşturma işleri başlardı. Kim kimin yumurtasını kırarsa ona el koyardı. Böylece kimi çocuklar yumurtalarını kaybeder kimileri de birçok yumurtaya sahip olurdu. Bir de bazı uyanık çocuklar yuvarlak taşları tebeşir tozuyla beyaza boyar yumurta numarasıyla ellerinde tutarlar ve böylece birçok yumurtayı kırarak o yumurtalara sahip oluyorlardı. Ama bunların oyunları daha sonra ortaya çıkartılırdı…

Köyümün her köşesinde bir anı… Bu anılar anlatmakla bitmez… Ben çocukluk dönemlerimde yaşadığım heyecanları, güzel duyguları, dostlukları, arkadaşlıkları, sevgileri artık bir daha yaşayabilir miyim diye düşünüp dururum. Zaman geri gelir mi? O saf duygular, güzellikler bir daha yakalanır mı?

Bahar mevsiminiz güzellikler, bolluk ve bereket içinde geçsin değerli köylülerim.

 

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004-2005  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com