KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa

 

02 Şubat 2006


Bir çınar devrildi… 

 

Tam o sıralar ben de bir rahatsızlık geçirdim… Gazete doktorumuz bir hafta kesin istirahat vermişti… Dinlenmem gerekiyordu… Ben de bu bir haftalık süre içinde bütün dünyayla bağlantımı kesme kararı almıştım… Bir haftalık süre bitip gazeteye geldiğimde her zaman yaptığım gibi ilk iş bilgisayarımı açıp Mayerli.com’a girmek olmuştu. Ziyaretçi defterine göz atarken Bizim Aslan Demirkıran’ın mesajıyla öğrendim haberi… Hacı Hüseyin Amca rahmetli olmuştu… Önce duraksadım, geçmişteki günlere daldım. Fındık ayı idi. Havanın sıcaklığından ikimizin de yüzünden terler boşanırken bir taraftan çalışıyor bir taraftan da tatlı tatlı sohbet ediyorduk. “Bu dünya kimsenin kalbini kırmaya değmez. Hepimiz bu dünyada misafiriz. İnsan bu dünyadan göç eder ama bu dünyada yaptığı hayır işleri ve iyilikler arkasında kalır. Ve bir insanı ölümsüzleştiren arkasında bıraktığı hayır ve eserlerdir” derdi. Sohbeti tatlıydı, karşısındakini yormadan, incitmeden konuşmaya özen gösterirdi.

Çocukluk dönemlerimde bizim evin önünde büyük bir çimenle kaplı alan vardı. Şimdi nedenini hatırlamıyorum ama dalgın dalgın ellerimi kafamın arasına koymuş düşünüyordum. Birden aşağıdan yukarı Hacı Hüseyin Amca’nın gülen yüzüyle yavaş yavaş geldiğini fark ettim. Tam yanıma geldiğinde selamını verdi. Yanıma oturdu. “Eeee Mustafa’m ne düşünürsün dedi. Dünyan mı battı, ne oldu? Nedir sıkıntın… Bir şeye mi ihtiyacın var… Kafanı bozan birisi mi var… Söyle bana anlat… Bu dünya öyle ufak şeyler için üzülmeye değmez… Her zaman gönlünü ferah tutacaksın… Ben senin büyüğün olarak üzülmeni istemem ne sıkıntın varsa söyle bana. Seni bir daha böyle üzüntülü görmek istemiyorum” demişti. Belki de o zaman benim hiçbir sıkıntım yoktu, kafam basit bir şeye takılmıştı. Ama onun bu sözleri bana maddi ve manevi anlamda büyük destek olmuştu. Birden kendime gelmiş, hayata karşı olan direncim artmış, yaşama daha farklı ve iyi duygularla bakmaya başlamıştım.

O tatlı sohbetler, hatıralar geçmişte kaldı. Daha sonra araya ayrılıklar, hasretler girdi. Bir daha uzun uzun sohbet imkanı bulamadık. Bu uzun ayrılık dönemlerinde bir iki kez karşılaştık ve elini öpme imkanım oldu.

Bana göre Kapan yaşayan bir tarihini kaybetti. Hacı Hüseyin Amca Kapan’la bütünleşmiş, Kapan’ın simgesi olmuş bir büyüğümüzdü… O Kapan’ın tarihiyle vardı. Kapan ve Hacı Hüseyin Amca… Şimdi Kapan öksüz kaldı… Bizler öksüz kaldık… Allah yattığı yeri CENNET eylesin… Yakınlarının acılarını paylaşıyorum. Allah Sabırlar versin… Bana göre sen yaşıyorsun Hacı Hüseyin Amca ve hep gönlüm bir tarafında var olacaksın….

 

 

 

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004-2005  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com