|

02 Şubat 2006
Fırınlı sobada patates…
Bana göre mevsimlerin en duygulusu, en merhametlisidir kış. Demli ve sıcak çayların, koyu muhabbetlerin mevsimidir kış… Sıcak olan her olaya sevinçle yönelmenin, hayatın çamursu halini uzun uzadıya düşünmenin mevsimidir kış… Kar tanelerinin birer nazlı gelin gibi gökyüzünden endamlı şekilde yeryüzüne düşüşünü görünce; bu bizler için Yüce Allah’ın bir lütfudur derim kendi kendime. Kar ne kadar da yakışmış köyümüze… Köyde kış nasıl geçer derlerse ben hemen anlatmaya başlarım. Bir kere karın yağışı da farklıdır bizim köyde… Kar taneleri kelebekler kadar büyüktür, lapa lapadır… Karlı bir kış gününde havalar kararmaya başladığında bütün evlerde bir telaştır başlar… Kimileri dışarıda gece yakılacak odunların hazırlığı içindedir… Ve odun sesleri etrafta yankılanır… Bir taraftan kuzineli sobanın gözünde pişirilecek patatesler hazırlanır… Belki de sobanın üstünde mısır pişirilecektir… Dışarıda göz gözü görmüyor ve yoğun bir kar yağışı… Evde odunla yanan sobanın karşısındasın… Patatesler pişiyor, çaylar demleniyor, sohbetler koyu… Bunun insana verdiği haz inkar edilebilir mi?  Geçtiğimiz günlerde köyümüzün tanıtımı TRT-int kanalında TÜRKSİTE.gen.tr programında yapılmış. Celal bana haber vermişti ama benim seyredeceğim gün bizim sitenin tanıtımı ertelenmişti. Daha sonraki hafta ise iş yoğunluğu dolayısıyla seyretme imkanı bulamadım. TRT-int dünyanın dört bir köşesine yayın yapan ve yayınları buralardan izlenen bir kanal. TÜRKSİTE.gen.tr programı da ses getiren program. Bizim sitenin tanıtılmasına da öncelik vermişler. Tabiiki bunda Sevgili Celal’in katkısı büyük. Bu bakımdan kendisini tebrik ediyorum. Avukat Selim Demirbulut’tan son derece sevindirici ve duygu dolu mesaj aldım. Eeee kolay değil… Yaklaşık dört yılımız aynı binada aynı ortamlarda beraber geçti… İstanbul Fındıkzade’nin hemen her köşesinde bir anımız vardır… Bayram Namazı resimlerinde caminin ortasında resmini gördüm… Selim Rize’de görev yaparken biz yine Fındıkzade’deyiz… Yine eski arkadaşlardan bir grup var… En önemli olayımız akşamları kahvede oyun oynamak… Bu genelde batak ve 51 oluyor… Selim’e teşekkürlerimi sunuyorum… Celal tatil için yine isabetli bir zamanı seçmiş… Her mevsimin kendine göre sayısız güzellikleri vardır… Hele bizim köyümüzde… İstersen tüfeğini alıp dağlara gidersin… Canın sıkıldı bir ateş yak… Ama öyle bir ateş olsun ki hem dumanları hem alevleri büyük olsun… İstersen Zigana’ya git… Karlı ve sisli bir akşamda tam Zigana’da pikniğini yap… Armuol’a çık… Armuol’un tam başında şimdi orada mı bilmiyorum bizim Eyüp’ün yeri vardır… Benim ilkokul arkadaşımdır… Ben bir keresinde gitmiştim… Süper bir yerdi hatta bir gün orayı yazıma konu yapacağım… Orada her türlü muhabbet ortamı olur… Değişik bir yazı oldu… Herkese mutlu ve problemsiz bir kış diliyorum…
Mustafa Çolakoğlu
Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları
|