KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa

 

23 Ocak 2005

Bent’ten Kapniza’ya

 

Kuşkusuz Türkiye’mizin her tarafının ayrı bir güzelliği var ama  doğduğumuz ve büyüdüğümüz toprakların bizler için anlamı büyüktür.  Her insan doğduğu memleketini, en güzel yer olarak kabul eder. Doğduğu toprakları anlatırken en güzel kelimeleri seçer, heyecanlanır, özlemleri artar. Ben de bizim köyü, Mayer köyünü ülkemizin cennet köşelerinden birisi olarak kabul ederim.

Kaban Mayer’e uzaktır. Çocukluğumuzun ilk zamanlarında yol yok, elektrik yok. Kış zor geçer Kaban’da. Köyün etrafını çeviren dağları aşan fırtına zaman zaman evlerin çatılarını uçurur, arkasından yağmaya başlayan kar kalınlığı bir metreyi bulurdu. Kışları az mı tavşan, Karadavuk avına giderdik. Akşamları da ya kahvelerde ya da odun sobasının etrafında… Bir de gazyağı ile çalışan gaz lambası…

Köyümüzün Merkezi Mayer’in bizler için önemi büyüktü. Oraya indiğimizde kendimizi adeta şehre gitmiş gibi hissederdik. Çünkü orada ihtiyaçlarımızı giderebileceğimiz bakkallar mevcuttu. Değirmen oradaydı. Sırtımıza aldığımız mısırı orada öğütür sırtımıza alıp o Litar yokuşunu çıktığımız günlerin sayısı fazladır. Bazen geç kaldığımız zamanlar korkudan bağıra bağıra, şarkı söyleye söyleye eve zor yetişirdik.

Son yıllarda eskisi kadar olmasa bile yazları köyümüzde sıcaklıkların insanı bunalttığı günlerin sayısı fazlaydı. Bu günlerde çareyi Mayer deresinde almakta bulurduk. Derenin en müsait yerleri değirmenin bulunduğu yerin yaklaşık bir kilometre yukarısında bulunan ve bent dediğimiz bölümdü. Diğer yer ise yine değirmenin yaklaşık bir buçuk kilometre uzağındaki kapniza’ydı. Az yüzme bilenler genellikle bent tarafını tercih ederler. İyi yüzenler ise Kapniza’yı seçerlerdi. Buradaki yüzme hadiseleri büyük neşe içinde geçer, her türlü şakalar yapılır hatta oyunlar bile oynanırdı. Yüzme sonunda yenen yarım ekmek arası helvanın tadına ise doyum olmazdı.

Son günlerde köyümüzün birliği ve sosyal dayanışması açısından süperin üstünde gelişmeler gözleniyor. Sevgili Celal gerçekten bu konuda iyi, güzel, hoş bir başlangıç yaptı ve bu başlangıç köyümüzü tanıtma acısından adeta bir sağanak yağış gibi ülkemizde ve tüm dünyada yankılar uyandırmaya başladı dersem abartmış olmayacağımı düşünüyorum.

 

Mustafa Çolakoğlu

Mustafa Çolakoğlu'nun diğer yazıları

Mayer Unutulur mu

11.10.2007

Bir Yolculuk

03.09 2007

Geçmişimiz gururumuzdur

24.07.2007

Mayer Deresi ve Köprüsü

14.06.2007

Hayat Devam Ediyor

08.05.2007

Mala'dan Trabzon'a

31.03.2007

İstanbul, İstanbul Olalı

06.02.2007

Yine geldi “KURBAN BAYRAMI”…

24.12.2006

Çayır, çimen, yaylalar…

15.11.2006

Bayramınız kutlu olsun…

24.10.2006

Herkese Teşekkürler

03.09.2006

Güzellikler içinde hüzün

02.08.2006

Mayer'in güzelliği tartışılmaz

18.05.2006

Bahar geldi köyüme

13.04.2006

Bir çınar devrildi

28.02.2006

Fırınlı Sobada Patates

02.02.2006

Ethem Çavuş’un Hüseyin

06.01.2006

Manganadan Armuol’a…

12.12.2005

Bayramda köyde olmak vardı...

28.10.2005

Karaağaçlar ve dere eşliğinde yemek

04.09 2005

Boranları da severim… Fırtınaları da…

10.06.2005

Büyük şeyler yapmak istedim

03.06.2005

Fener maçında çok kızdım

01.05.2005

Mayerli Mehmet

07.04.2005

İlkbaharı düşünüyorum

01.03.2005

Bent’ten Kapniza’ya

23.01.2005

Ey gidi Karayemiş

05.01.2005

 

 

Copyright © 2004  Celal Demirbulut    celal@mayerli.com