KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa

 

20.06.2005

                                     

                               HARAKALI HASAN AĞA’NIN AVRUPA DÖNÜŞÜ

Türklerin Avrupa’ya çalışmak için gitmeye başladığı yıl 1960’tır.Harakalı rahmetli Hasanağa (Hasan eyüp) da Avrupa’ya (Avusturya) ilk gidenlerden biridir.Avusturya’da bir yıl çalıştıkdan sonra yıllık iznini geçirmek için tirenle Türkiye’ye gelir.İstanbul sirkeci tiren garında tirenden iner.Tiren garı oldukça kalabalık bir yerdir.Beraberinde 3-4 tane bavul ve valiz vardır.Bunları bir seferde taksiye ulaştırmak kendisi için mümkün değildir.Bu arada yanına tanımadığı genç bir delikanlı yaklaşır.Hasanağa’ya taksiye kadar valizlerine yardım edebileceğini,karşılığında bişe bahşiş ister.Rahmetli hasan ağa’da pekala evladım der hemencekle valizlerle beraber taksiye doğru yol alırlar.fakat taksinin durağı tirene biraz uzaktadır.
Rahmetli Hasanağa’nın valizlerine yardım etmek isteyen genç delikanlının asıl amacı kalabalığa karışarak valizlerden bir kaçını aşırmaktır.Bunun için rahmetli Hasanağa’yı sürekli konuşuğa tutar.Genç delikanlı Hasanağa’ya ;
--Dayı nerelisin der.
--Hasanağa’da Trabizanlıyım der.
--Genç delikanlı yalandan yere bende oralıyım der.
--Hasanağa iyi iyi hemşeri çıktık der.Böylece hem konuşuyorlar hem de yürüyorlarmış.Hasanağa’ya yardım eden genç delikanlı kalabalığa karışıp valizleri kaçırmanın hesabını yapar.Fakat henüz bir fırsat bulamadı.Konuşmaya devam ederler.
--Genç delikanlı dayıcuğum,Trabzon’un neresindensin der.
--Hasanağa’da Akçaabat’tanım der.
--Genç delikanlı dayıcığım bende oradanım der.
--Hasanağa’da ula ne dersin uşağum.Desene yakın hemşeri çıktık,yola devam ederler.Fakat rahmetli Hasanağa’nın jetonu henüz düşmemiştir.Genç delikanlı valizleri henüz kaçıramamıştır.Hasanağa’yı konuşturmaya devam edermiş.yürümeye devam ederler.
--Genç delikanlı dayıcuğum Akçaabat’ın neresindensin der.
--Hasanağa’da uşağum Derecik’tenim der.
--Genç delikanlı dayı bende oradanım der demez Hasanağa’nın jetonu düşer.
--Hasanağa delikanlıya dönerek dur bakalım,valizleri yere bırak der ve dururlar.Hasanağa delikanlıya dönerek ula uşağum,Derecik’ten olupda beni orda tanımayan yoktur.Nasıl olurda sen beni tanımazsın.Bak uşağım,biraz daha giderde Derecik’in hangi köyündensin dersin.Bende sana Haraka’dan Hava’nın kocası Hasanağa’yım derim,sende bana bende oyum dersin.O zaman ananı bilmem ne yaparım.Hasanağa böyle derdemez genç delikanlı valizleri bırakır ve gözden kaybolur
.

_______________________________________________________________________________________

FEVZİ ÖZTÜRK(ÇAKMAK) NAMAZDA

     

Fevzi aka çevresinde sevilen sayılan yaşlıca büyüklerimizdendir.Muhabbedi oldukça neşeli geçerdi.İnsanlarla ilişkilerinde,sohbetlerinde sık sık argo kelimeler kullanır ve insanları güldürürdü.

Bugün rahmetli olan Fevzi Öztürk(çakmak),günün birinde vakit namazını kılmak için Fındıklı köyü merkez camisine gider.Caminin imamı o gün izinli olduğundan, cemaate imamlık yapan her zamanki gibi yine köyden bir kişidir.Cemaat sünnet namazını kıldıktan sonra farzı kılmak için saf tutarlar. Cemaatın imamı olan kişiye uyarlar. Namazı kılmaya başlarlar. İmam ayet ve süreleri sesli olarak okumaya başlar.

Bir ara zamlı süre olarak Kulya'yı okurken şaşırır.Toparlanmak için ne kadarda gayret göstersede başarılı olamaz. Bu ara safta olan Fevzi aka yanındaki kişilerin işiteceği bir sesle kulhuvellahu ehad ağzınamı s......tıydıda onu okumadın.Ne uğraştın durdun kulyalan der.

Günün birinde Fevzi aka yine Mayer camisinde namaza gider. Yine hoca yok her zaman ki gibi cemaate imamlık yapmak yine köylüye düşer. Yine farz namaza saf tutulur. İmam ayet ve süreleri sesli bir biçimde okuyor. İmam zamlı  sure okumak için hangisini okuyayım diye içinden tereddüt geçirir. Onun için Fatiha'dan sonra biraz duraklar. Safta olan Fevzi aka yine yanındaki kişilerin işitebileceği bir sesle ara ara bulursun bilmem nemi der.


______________________________________________________________________________________

ZİRANOZ'LU KEMAL TÜRK

Şimdi Hollanda utrecht'te yaşayan Ziranozlu kemal 1978'li yıllarda yine Ziranozlu olan bir arkadaşıyla birlikte günün birinde dereye balık tutmaya gidermiş.O zamanlarda Kemal 14 yaşlarında bir çocuktu. Balık tutmak için gittikleri yer Kaloyna'ya inmeden sepetçi Mehmet'in evi dibidir. O gün de balık tutulan yerde köy hizmetleri ekibi dereden çakıl alır köy yollarına serermişler. Köy hizmetlerinin kepçe operatörü simiyondan Mustafa Taflan (doktor) dır. Kemal balık tutmaya devam eder. Fakat derenin bir yeri vardır ki orada ki suyun yönünü değiştirmek Kemal için çok zaman alacağından kepçe operatöründen yardım istedi.Kemal  Mustafa Taflan'a, "burada çok balık varşu suyun yatağını kepçeyle değiştirirsen tutacağım balıkları ortak bölüşürüz" der.

Simiyon Mustafa'sıda öğle yemeğine kaloyna'ya giderken keserim der. Öğle olur doktor suyun yatağını kepçeyle değiştirir ve ardından Kaloyna'ya yemeğe gider. Arkadan Kemal umduğu balığı tutamaz. Fakat yinede kendisine yetecek kadar bir çanta balık tutar. Mustafa Taflan yemekten dönene kadar Kemal balıkların başlarını orada keser. Balıkların başlarını ayrı bir çantaya koyarak yemekten dönen  kepçe operatörü mustafa taflana verir. Fakat doktor çantayı alıp içinde ne olduğuna haliyle bakmaz. Mustafa Taflan gece geç saatlerde hesapta balık olan çantayla eve gider.

Karısından balıkları kızartmasını ister. Karısı geç vakit olduğu için sabahtan kızartırız der ve yatırlar. Sabah olur balık torbasını ortaya koyan karısı bakar ki çantada balık yerine balıkların başlarını bulur.Karısı kocasına balıkları yedinde eve başlarınımı getirdin der.Torbayı doktora atar.

Hüseyin Pektaş

__________________________________________________________________

Diğer Yazılar:

Manzal Ve Dursun                1 Ekim 2007
Sandığı Kim Yaktı                 25 Kasım 2006
Fındık Kurutma                     1 ocak 2006
Kore Gazisi                            30  Ekim  2005
Harakalı Hasan Ağa            20 Haziran 2005
Ziranoz Mahallesi                1  Mayıs  2005
Mayerli Mehmet               1  Mayıs  2005

 

Copyright © 2004-2005   Celal Demirbulut    celal@mayerli.com