KÖYÜMÜZDEN YETİŞENLER YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR ÜNİVERSİTE OKUYANLAR RESİMLERLE MAYERLİLER
ZİYARETCİ DEFTERİ HABER ARŞİVİ SİZDEN GELENLER FORUM

Akçaabat'ın Köyleri

Karadeniz Fıkraları

 Linkler

Site Admini Ana Sayfa
 

                                  (EŞKİYA LAKAPLI) MAYERLİ MEHMET                            1 Mayıs 2005       

 

     Mayerli Mehmet 2 metre boylarında,iriyarı,cüsseli,cesur,zeki mi zeki ve namuslu biriymiş.

     Mayerli Mehmet; Mayerin ziranoz mahallesinden olup Top Osman'ın Ali'nin (kel ali'nin) en büyük oğludur.

     Askerlik çağına gelince askere gitmemiştir. Yoklama kaçağı olarak aranmaktadır.Fakat bir türlü bulunamazmış.Ogünden beri artık Mayerli Mehmet asker kaçağı olarak aranır.O artık yakalanmamak için evini terk ederek dışarılarda kalırmış...Karnını doyurmak için başkalarının evine girer, yiyecek,içecek ve ekmek alır çıkarmış, olmayanlarada verirmiş.Aç kalmamak için bunu yapmak zorunda idi.Mayerli Mehmet'i yakalatmaya kimsenin cesareti olamazmış.Bunda; namuslu oluşununda payı büyüktür.

     Eşkiya lakaplı Mayerli Mehmet'in asker kaçağı durumuna düştüğü yıl 1950 li yıllardır. Askere gitmemekte inat edermiş. Askerlik yapmayacağını bir kere kafaya koymuştur.Derecik karakolundan jandarmalar,bunu aramaya sık sık çıkarmışlar. Jandarmalar, her gelişlerinde haliyle Mayerli Mehmet'i bulamazmışlar. Bu arama böylece haftalar, aylar sürmüş fakat bir netice alamamışlardır.Derecik karakolu kendi imkanları ile Mayerli Mehmet'i yakalayamayacağını anlayarak Akçaabat jandarma bölüğünden asker talebinde bulunurlar. Eşkiya lakaplı asker kaçağı Mayerli Mehmet'i deretepe, dağtaş,orman...heryerde aramaya kalkarmışlar. Bu arama günler, aylar ve hatta yıllar sürmüş...Bu aramalara zaman zaman 50 kişilik jandarma timide katılmıştır. Fakat onu bulmak nafile.

     Günün birinde Mayerli Mehmet, köy merkezinden ziranozdaki evine gelir. Bir süre evinde kaldıktan sonra Ziranozdan aşağıya doğru simiyondaki araba yoluna inmek ister. Yolun kaşından yola atlamalan jandarma ile karşı karşıya gelmesi bir olur. Fakat bir tarafa kaçacak bir imkanı yoktu. Jandarmalarda Derecikten Malaya gidiyorlarmış.Jandarmalarla mMayerli Mehmet selamlaşırlar. Mehmet' i haliyle tanımazlar. Aralarında kısa bir konuşma geçtikten sonra jandarmalar Mayerli Mehmet'e hitaben; "Malada Mayerli Mehmet'i yakalamışlar, onu almaya gidiyoruz" derler.Mayerli Mehmet'te; "bende 1 saat önce yakalandığını duydum " der ve ayrılırlar. Arkadan Mayerli Mehmet kendi kendine; "gidin gidin bulursunuz bilmem nemi" der. Jandarmalar Mayer camisinin yanında bir çay molası vererek dinlenirler.Jndarmalar insanlarla söyleşirken;"Mayerli Mehmet'i Mala'da yakalamışlar, onu aşmaya gidiyoruz" derler. Mayer kahvesinde bulunan insanlarda: "nasıl olur,Mayerli Mehmet 1 saat önce burada idi, Kaloyna'ya doğru giderdi" derler.Jandarmalar şaşırırlar, gerisin geri oradan dönerler. Jandarmalar ; "demekki simiyonda konuştuğumuz kişi Mayerli Mehmet ti"derler.

      Mayerli Mehmet'i böyle aramaya  aylar, yıllar devam eder. Köy büyükleri, bu aramanın 15-20 yıl sürdüğünü söylerler. Bu arada Mayerli Mehmet'in ünü, bütün Tranzon'u ve ilçelerini tutar. Nerede birinin evine girilse yada bir hırsızlık olsa hep Mayerli Mehmet'in işidir diye söylerler...fakat öyle değildir. Onun ağırlıklı olarak gezindiği yer Derecik - Mala arasıdır.

     1950 li yıllarda Dercik'in mülki amiri Nahiye müdürü denen kişidir.Karakol dahi ondan sorulurmuş. Derecik Mülki amiri mayerli mehmet'in yakalanmasını kendisine bir gurur meselesi yapmıştır.

Karakol konutanına vermiş olduğu direktifle; “Mayerli Mehmet mutlaka yakalanacaktır” dermiş.

       Yine günün birinde Mayerli Mehmet’i yakalamak için Ziranoz mahallesinde bulunan evine gelirler. Mayerli Mehmet’in annesi (SAKİNE) abula evdedir. Karakol komutanı çok sinirlidir. Kafası oldukça bozuktu. Artık amacı asker kaçağı olan Eşkıya lakaplı Mayerli Mehmet’i bulup götürmektir. Annesinden  Mehmet’in yerini söylemesini ister. Fakat zavallı kadıncağız Mayerli Mehmet’in nerde olduğunu nerden bilsinki… Komutan, Mayerli Mehmet’in nerde olduğunu bilipte söylemediğini düşünürmüş. Bunun üzerine komutan, bir kedi bulup Mayerli Mehmet’in annesinin şalvarının içine atarmış. Kedi annesinin bacaklarını yırtar. Komutan Mehmet’in annesine işkence yapar ve ona hakaretlerde bulunurmuş. Karakol komutanı bunları yaparken Derecik mülki amirinin(Nahiye Müdürü) emrinin etkisinde kalırmış.

        Annesine böyle bir işkencenin Derecik mülki amiri tarafından yaptırıldığını haber alan Eşkıya lakaplı Mayerli Mehmet bu işe oldukça sinirlenmiştir. Artık kafası vitesten atmıştır, o kızgınlıkla o günün gecesinde gecenin ilerleyen bir vaktinde soluğunu Derecikte alır. Artık bu işin hesabının görüleceği yer Nahiye müdürünün evidir. Derecik Mülki amirinin evi iki katlı olup, evin etrafında bir karış yüksekliğinde balçık çamuru varmış. Çamurun çokluğundan Nahiye müdürü evine girip çıkmalarda taştan taşa atlayarak girer çıkarmış. Evin önünde öylecene çamur varmış. Nahiye müdürünün yatak odası 2. kattadır. Mayerli Mehmet bir merdiven bulup Nahiye müdürünün yatak odasına pencereden usulca girere. Nahiye Müdürü karısı ile yatakta uykudadır. Mayerli Mehmet, Nahiye müdürünün baş koyduğu yastığın altından silahını alır,  bu arada karısı Mehmet’in hışırtısını duyar fakat bağıramaz. Mayerli Mehmet, Nahiye müdürünün karısına hitaben; “sen benim bacımsın, sesini çıkarma, yoksa ikinizi de vururum, sen yat uyu, benim işim kocanlandır, beni istemiş” der. Bu arada Nahiye müdürü derin uykudan hala uyanamamıştır. Eşkıya lakaplı Mayerli Mehmet, Nahiye müdürünü türtükleyerek uyandırmış. “ben geldim, beni istemişsin, ne yapacaksan yap beni” demiş. Nahiye müdürünün korkudan sesi sedası kesilmiş bir vaziyette neye uğradığına şaşırır. Nahiye müdürü silahına davranmış ama nafile, silah artık Mayerli Mehmettedir.

    Ziranoz mahallesinden olan eşkıya lakaplı Mayerli Mehmet, Nahiye müdürünü evinden alıp evin bahçesine(önüne) çamurlu yere indirir. Sırtına, el değirmen taşlarından bir tane bağlar. Evin duvarından yukarıya doğru çıkmasını emreder. Fakat Nahiye müdürü duvardan yukarıya doğru bir türlü çıkamazmış. Haliyle duvardan yukarı çıkılır mı, tabi ki çıkılmaz. Bu duvardan yukarıya tırmanma işi 1-2 saat sürmüş. Müdür kan, ter içinde kalır. Mayerli Mehmet nahiye müdürüne hitaben ; “nasıl ki bu duvardan yukarı çıkılmıyorsa benim anam benim nerde olduğumu nerden bilsin” der. Bu yetmemiş gibi Mayerli Mehmet bir eli ile Nahiye müdürünün yakasını, diğer eliyle de pantolonunun kemerini tutarak evin önündeki çamura sokup çıkarmıştır. Mehmet müdüre; “bu benim ayak izlerimi çamurda görürseler, bu izler Mayerli Mehmet’indir dersin” der. Bu duvara tırmanma ve çamura sokup çıkarma işi, horozların bağırmasına(sabah ezanına) kadar devam eder. Artık gün açmaya yeni yeni başlamıştır. Nahiye müdürü kan, ter içinde kalır. Bundan sonra Mayerli Mehmet, gün açmadan kayıplara karışmak zorundadır. Mayerli Mehmet Nahiye müdürüne hitaben; “şimdi karaman’a kadar gideceksin ama arkaya dönüp bakmak yok, yoksa geri döner bakarsan seni vurur öldürürüm” der. Nahiye müdürü hızlı adımlara Karaman’a doğru yol alır. Bu arada Mayerli Mehmet kayıplara karışır.

   Mayerli Mehmet’in amacı, hangi yöne gittiğini Nahiye müdürünün görmemesi içindir. Nahiye müdürü o korku ile Karaman değil Fakalenza’yı (demirtaş köyü) da geçmek üzeredir. Müdür geri dönüp hala bakamıyormuş. Fakalenza camisini geçerken, insanlar sabah namazını kılmak için camiye doğru gelirlermiş. Müdürü görünce şaşırırlar,”hayırdır müdürüm, bu sabahın köründe nedir bu halin” diye sorarmışlar. Fakat müdür parmağını ağzına getirerek susun işaretini verir. Durmadan ve konuşmadan yoluna devam etmiş. Bu gidiş Sera’ya(Yıldızlı) kadar devam etmiştir. Yıldızlı’ ya varınca geriye dönüp bakmış ki Mayerli Deli Mehmet geliyor mu, halbuki Mayerli Mehmet varacağı yere çoktan varmıştır.

   Bu olay üzerine karakol komutanı; “Mayerli Mehmet’in Nahiye müdürüne böyle bir olayı yaşatan kim bilir yarın bana ne yapar” diyerekten Derecik karakolundan ayrılır. Karakol komutanının gidişi o gidiştir, bir daha da geri dönememiştir. 

   Eşkıya lakaplı Mayerli Mehmet sonunda da yakalanamamıştır. Hükümet tarafından çıkarılan genel bir aftan dolayı askerlik yapmaktan kurtulmuştur. Ruhu şad olsun, mekanı cennet olsun… Rahmetli Mayerli  Mehmet asker kaçağı durumuna düştüğünden, eşkıya lakabını almıştır, deliliği kesinlikle yoktur. Keza çok zeki ve kurnazdı. Babasının sağlığında babasının bütün topraklarını kendi üzerine tapu ettirmiştir. Karısı Mala’lı Ünlü Davut Ağanın ikinci karısının samimi arkadaşı olup halen sağdırlar. Mayerli Mehmet’in yaşamış olduğu anılar bunlarla da sınırlı değildir

                                         HÜSEYİN PEKTAŞ

_____________________________________________________________________________________________

Diğer Yazılar:

Manzal Ve Dursun                1 Ekim 2007
Sandığı Kim Yaktı                 25 Kasım 2006
Fındık Kurutma                     1 ocak 2006
Kore Gazisi                            30  Ekim  2005
Harakalı Hasan Ağa            20 Haziran 2005
Ziranoz Mahallesi                1  Mayıs  2005
Mayerli Mehmet               1  Mayıs  2005

 

Copyright © 2004-2005   Celal Demirbulut    celal@mayerli.com